Sözleşemede kira bedelinin yıl sonunda ödeneceği – Kira bedellerinin aylık olarak tahsilinin talep edilmesi – Buna itiraz edilmemiş olmakla, kira bedelinin ödeme zamanının taraflar arasında kesinleştiği…

Sözleşemede kira bedelinin yıl sonunda ödeneceği

Sözleşemede kira bedelinin yıl sonunda ödeneceği – Kira bedellerinin aylık olarak tahsilinin talep edilmesi – Buna itiraz edilmemiş olmakla, kira bedelinin ödeme zamanının taraflar arasında kesinleştiği…

  • Kira sözleşmesinde kira bedelinin yıl sonunda ödeneceği kararlaştırılmıştır.
  • Davalı borçlu süresindeki itirazında kira bedelinin aylık 1400 TL olmayıp 700 TL olduğunu ve kira paralarını her ay alacaklıların hesabına yatırdığını belirtmiştir. Bir başka deyişle kira parasının ödeme zamanına karşı çıkmamıştır. Bu durumda kira parasının ödeme zamanı taraflar arasında kesinleşmiştir.
  • Mahkemece sözleşmede kararlaştırıldığı gibi kira parasının yıl sonunda istenebileceği ve takip tarihi itibarı ile henüz muaccel olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de kira bedelinin ödeme zamanı kesinleştiğinden işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

İLGİLİ;

➡️ İhtiyaç Nedeniyle Tahliye İhtarname Örneği

➡️ Kiracının Tahliyesi Dava Dilekçe Örneği-Kira Borcunun Ödenmemesi Sebebiyle

➡️ Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye İcra Emrine İtiraz Dilekçe Örneği

➡️ Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye Davası Cevap Dilekçesi Örneği

➡️ Tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi açık bir şekilde belirtilmemişse tahliye taahhüdünün varlığından bahsedilemez.

➡️ Kiracının Tahliyesi Nasıl Yapılır?

➡️ Kiralayan kira sözleşmesinde belirlenen kira artış oranından daha fazla zam yapabilir mi?

➡️ İHTİYAÇ NEDENİYLE TAHLİYE DAVASI YARGITAY KARARLARI

➡️ Tahliye taahhüdüne dayalı icra takiplerinde, dayanak tahliye taahhüdünün adi yazılı olması halinde imzaya ve tarihe açıkça itiraz edilmesi gerekir.

➡️ Davacı, oğlunun konut ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açmıştır. Davacının ve ihtiyaçlının eşinin, kirada bulunan, konut niteliğinde taşınmazları bulunması dava konusu taşınmazın ihtiyaç nedeniyle  tahliyesinin istenilmesine engel değildir.

➡️ Türk Borçlar Kanun’unun 347. maddesinde ise “Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimdebulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez…..” düzenlemesi bulunmaktadır.

➡️ Kira Bedelinin Tespiti Davası; İlamın infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup bu kısmın aynen infazı zorunludur. İlama aykırılık şikayeti kamu düzenine ilişkin olup süresiz şikayete tabidir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi

2018/1496 E. , 2018/10127 K.

“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı 20.10.2003 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 29.01.2014 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 1.400,00 TL’den 2013 yılı Haziran ayından 2014 yılı Ocak ayına kadarki 8 aylık kira alacağı 11.200,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 01.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu şirket itiraz dilekçesinde, dava konusu dükkan vasıflı taşınmazı 20.10.2003 tarihinde 4 yıl süreli kira sözleşmesi ile takip yapanlar murisi … Ufacık ve …’den aylık 100 TL bedelle kiraladığını, aylık 1.400 TL’den istenen kira miktarına itiraz ettiğini, kiralananın en son aylık kira bedelinin 700,00 TL olduğunu, aylık 700 TL olan kira bedelinin 100’er TL’sinin …, … ve …’in hesaplarına ödendiğini, …’a ise elden verildiğini, …, … ve …’ye daha önce elden verilmekte iken, 2012 Temmuz ayından itibaren PTT havalesiyle gönderildiğini, ancak paraların alınmayarak iade edildiğini, dolayısıyla 2013 yılı Haziran ayı ile 2014 yılı Ocak ayı arasındaki 7 aylık kira dönemine ilişkin bakiye kira borcunun 2.100,00 TL olduğu, bunun dışında kalan kira alacağına itiraz ettiğini bildirmiştir. Davalı tarafça itiraz dilekçesi ile borcun kabul edilen kısmına ilişkin icra dosyasına 03.03.2014 tarihinde 2.100,00 TL ödeme yapılmıştır. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, takibe konu alacağın muaccel hale gelmediği ve temerrüdün oluşmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacıların davasını ispat edemediğinin dosya kapsamıyla sabit olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen ilk kararın davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.06.2015 tarih ve 2015/366 E. 2015/6432 K. sayılı ilamı ile; “Kira sözleşmesinde kira bedelinin yıl sonunda ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı alacaklılar 29.01.2014 tarihinde başlatmış oldukları icra takibinde 2013 yılı Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık ve 2014 yılı Ocak ayları kira bedelleri aylık 1400 TL den toplam 11.200 TL kira parasının faizi ile birlikte tahsilini istemişlerdir. Davalı
borçlu süresindeki itirazında kira bedelinin aylık 1400 TL olmayıp 700 TL olduğunu ve kira paralarını her ay alacaklıların hesabına yatırdığını belirtmiştir. Bir başka deyişle kira parasının ödeme zamanına karşı çıkmamıştır. Bu durumda kira parasının ödeme zamanı taraflar arasında kesinleşmiştir. Mahkemece sözleşmede kararlaştırıldığı gibi kira parasının yıl sonunda istenebileceği ve takip tarihi itibarı ile henüz muaccel olmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de kira bedelinin ödeme zamanı kesinleştiğinden işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan 26.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda dava tarihi itibari ile davacının 1.400,00 TL muaccel kira alacağının bulunduğu ve muaccel 1.400,00 TL kira bedeli 30 günlük süre içerisinde ödenmediği için davalı kiracının temerrüdünün gerçekleştiğinin tespit edildiği, ancak davalının dava konusu taşınmazı tahliye ettiği dosya kapsamı ile sabit olmakla, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacının icra takibine yönelik talebinin ise kabulü ile davalı tarafın itirazının kısmen kaldırılmasına, dosyada mevcut 26/07/2016 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak 1.400,00 TL üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takip ile dayanılan ve davalı tarafça itiraz edilmeyen 20.10.2003 tarihli kira sözleşmesinin özel şartlar 2. maddesi ile; kira bedellerinin yıl sonunda ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ancak davacı alacaklı tarafça takip ile kira bedellerinin aylık olarak tahsili talep edilmiş ve davalı tarafça da bu hususa itiraz edilmemiş olmakla, kira bedelinin ödeme zamanı taraflar arasında kesinleşmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile kira bedelinin ay sonunda ödeneceğini ileri sürmüş ve davacı tarafça aksi kanıtlanamamıştır. Davalının kabulüne göre kira bedelinin her ayın sonunda ödeneceğinin kabulü gerekir. Davacı alacaklılar 29.01.2014 tarihinde başlattığı takip talebi ile takip tarihi itibariyle istenebilir olan kira alacakları ile birlikte, muaccel olmayan 2014 yılı Ocak ayı kira bedelinin de tahsilini istemiştir. Bu durumda takip tarihi itibariyle muaccel olmayan 2014 yılı Ocak ayı kira alacağı için başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itiraz doğrudur. Buna göre mahkemece, takibe konu 2014 yılı Ocak ayı kira bedeli yönünden itirazın kaldırılması talebinin reddine ve yalnızca 700 TL üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, takip tarihi itibariyle muaccel olmayan 2014 yılı Ocak ayı kira bedeli yönünden de itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK’nın 428 ve İİK’nın 366. maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA ve bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top