Dilekçe Örnekleri Kira Artışı 2026 Kıdem Tazminatı Ceza Davaları Boşanma İcra Takibi İcra Takip Programı Tüketici Hakları Yargıtay Kararları
POPÜLER

Kişiler Arasındaki Konuşmanın Dinlenilmesi ve Kayda Alınması Suç mu? | TCK 133 ve Yargıtay Kararıyla Değerlendirme

Kişiler Arasındaki Konuşmanın Dinlenilmesi ve Kayda Alınması Suç mu? | TCK 133 ve Yargıtay Kararıyla Değerlendirme


Gizlice ses kaydı almak suç mu?
Kendisine hakaret edilen bir kişi gizlice ses kaydı yaparsa bu hukuka aykırı mı?
Bu sorular, özellikle iş yerinde yaşanan mobbing, tehdit, hakaret gibi olaylarda oldukça sık gündeme gelmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesi ve Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 2014 tarihli içtihadı, bu konuyu açıklığa kavuşturmuştur.

TCK 133: Kişiler Arasındaki Konuşmaların Kayda Alınması Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 133. maddesi, özel hayatın gizliliğini koruma amacıyla düzenlenmiştir. Buna göre:

“Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların, tarafların rızası olmadan teknik cihazlarla dinlenmesi veya kaydedilmesi suç sayılır.”

Burada önemli olan, konuşmanın “aleni olmaması”, yani herkesin rahatlıkla duyup erişemeyeceği şekilde yapılmış olmasıdır. Bu konuşmalar gizli, özel ve kişisel nitelikte olabilir; içeriğin ne olduğu değil, ortamın mahremiyeti önemlidir.

Suçun oluşabilmesi için söyleşinin, “aleni olmaması” gerekir

En az üç veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmeyeceği ve sınırlı bir dinleyici çevresi dışına çıkmayacağı yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, herhangi bir aracı vasıta olarak kullanmadan, yüz yüze gerçekleştirdikleri, ancak özel bir çaba gösterilerek duyulabilecek, aleni olmayan, söze dayalı, sesli düşünce açıklamalarının, söyleşinin tarafı olan kişi veya kişilerce, ilgililerinin rızası olmaksızın, akustik olarak tekrar dinlenebilmesi imkanını sağlayan bir aletle kaydedilmesi, TCK’nın 133/2. maddesinde kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması başlığı altında suç olarak tanımlanmıştır.

Anılan suçun oluşabilmesi için, söyleşinin, “aleni olmaması”; yani, “belirsiz sayıda kişinin, ayrıca bir çaba harcamadan, rahatlıkla duyabileceği ve algılayabileceği şekilde konuşulmaması” gerekli ve yeterli olup, söyleşi içeriğinin suçun oluşması bakımından bir önemi yoktur. Buna göre, söyleşi; gizlilik taşıyan ve özel yaşam alanı kapsamında yer alan konularla ilgili olabileceği gibi, herkes tarafından bilinen veya anlamsız ya da sıradan hususlar hakkında da olabilir.


Elverişli bir aletle dinlenilen veya kaydedilen konuşma veya söyleşiden elde edilen bilgiler sayesinde kendi veya üçüncü kişi lehine, maddi ya da manevi yarar, yani; fayda veya avantaj sağlanması; bu bilgilerin, menfaat karşılığı olsun ya da olmasın, ilgilisi dışındaki kişi veya kişilere verilmesi ya da diğer kişilerin dolaylı olarak bilgi edinmelerinin temin edilmesi, TCK’nın 133/3. maddesinde ayrıca suç olarak tanımlanmış olup, hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun 80. maddesi ile TCK’nın 133/3. maddesinde yapılan değişiklikle kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi eylemi suç olarak düzenlenmiştir.

Bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmaması

Ancak kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntülerini dinleme, izleme ya da kaydetme eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemez.

Yargıtay Kararı: 12. Ceza Dairesi – 2013/26087 E., 2014/10205 K.

Olay Özeti:

Bir bankada çalışan kişi, müdürü tarafından hakarete uğradığını iddia ederek, gizli bir toplantı esnasında yapılan konuşmaları cep telefonuyla kayda aldı ve savcılığa şikayette bulundu. Müdürünün daha önce de kendisine karşı olumsuz tutumlar sergilediğini, bu nedenle başka türlü ispat imkanının olmadığını savundu.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi:

Yargıtay, bu olayda kişinin başka türlü kanıt elde etme imkanının olmadığını ve kendi kişilik haklarını korumak için bu kaydı yaptığını belirtti. Şu hususlara dikkat çekildi:

  • Kaydın yapıldığı toplantı aleni olmayan özel bir görüşmeydi.
  • Kayıt yapan kişi, konuşmanın tarafıydı.
  • Eylemi ispatlamak için başka delil bulma imkanı yoktu.
  • Kayıt yalnızca yetkili makamlara sunulmak üzere yapıldı.

Bu gerekçelerle Yargıtay, kişisel haklarını korumak amacıyla yapılan bu kaydın hukuka aykırı sayılamayacağına ve sanığın beraat kararının yerinde olduğuna hükmetti.

Kararın Tamamı için tıklayın


Hangi Durumlarda Ses Kaydı Suç Sayılmaz?

Yargıtay kararları doğrultusunda, ses kaydı alınmasının suç teşkil etmediği bazı durumlar şunlardır:

  • Kayıt yapan kişi, konuşmanın tarafıdır.
  • Konuşma, aleni değildir ve özel yaşam alanına dahildir.
  • Kayıt, hakaret, tehdit, mobbing gibi suçların delili olarak alınmaktadır.
  • Kayıt, sadece yetkili mercilere delil olarak sunulmak üzere yapılmıştır.
  • Kanıt elde etme imkanı yoktur ve olay ani gelişmiştir.

Sonuç: Kişiler Arası Ses Kaydı Her Zaman Suç Değildir

Kişiler arasındaki konuşmaların gizlice kayda alınması, genel kural olarak suç kabul edilse de, özellikle mağdurun başka delil bulma olanağı yoksa ve haklarını korumak amacıyla bu kayıt alınmışsa, bu eylem hukuka aykırı sayılmaz.

Yargıtay, kişisel haklarını savunmak amacıyla yapılan ses kaydını, özel bir durum olarak değerlendirerek suç teşkil etmediğine hükmetmiştir.



Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

❓ Gizlice ses kaydı almak suç mu?
➡️ Genel olarak evet. Ancak konuşmanın tarafı olan kişinin, kendisine yönelen haksız bir eylemi ispat etmek amacıyla yaptığı kayıt bazı durumlarda suç sayılmaz.

❓ Ses kaydı mahkemede delil olur mu?
➡️ Hukuka uygun biçimde alınmış ses kayıtları, özellikle başka türlü ispat imkanı yoksa, delil olarak kabul edilebilir.

❓ İş yerinde müdürün hakareti ses kaydına alınırsa ceza olur mu?
➡️ Eğer kayıt aleni olmayan bir toplantıda ve hakaretin ispatı dışında başka türlü delil yoksa, Yargıtay içtihadı gereği bu kayıt suç sayılmayabilir.



İLGİLİ YARGITAY KARARLARI ;

1- Evlilik birliği devam ederken eşiyle aralarında geçen tartışmayı gizlice kaydedip, söz konusu ses kaydının delil olarak boşanma davasına sunulması suç teşkil etmez.

  • Dosyada mevcut CD’de yer alan ses kayıtlarının içeriğine ve tarafların beyanlarına göre, konuşmanın tarafları sadece sanık ve katılan olup, sanığın tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesinden dolayı iddianamede sanığa yüklenen TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme suçunun yasal unsurları oluşmadığı gibi, katılana ait ses kayıtlarını, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, kaybolma olasılığı bulunan delillerin muhafazasını sağlayıp, daha sonra açılan boşanma davasına sunarak, aile içi geçimsizliğin kaynağının katılanın olumsuz tutum ve davranışları olduğunu ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davranmaması nedeniyle sanığın eyleminin TCK’nın 134/1. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu da oluşturmayacağı
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi    
    2019/9011 E.  ,  2021/3093 K.
         
  • Kararın Tamamı İçin Tıklayın
         

2- Sadece boşanma davasındaki iddialarını kanıtlama amacı taşıyan ses kaydı suç teşkil etmez.

  • Sanığın, baldızı olan katılan ile yapmış olduğu yüz yüze konuşmayı kaydedip, eşine karşı açmış olduğu boşanma davasına delil olarak sunması eyleminde, boşanma davasındaki iddialarını ispatlama amacı taşıyan eyleminde hukuka aykırı olarak hareket etme bilinciyle davranmadığı anlaşılmıştır.
  • Ancak Başkaları İle Paylaşılması Suç Teşkil Eder
  • Ancak sanığın, içeriğinde eşi ile olan aile yaşantısına ait sıkıntıların ve eşinin …. adlı bir kişiyle olan yakınlığına dair anlatımlara yer verilen ve içeriği itibariyle özel olan konuşma kayıtlarını konuşma ve aile bireyleri ile ilgisi olmayan üçüncü kişi konumunda bulunan tanıklar …. ve …. adlı kişilere dinletmesi şeklindeki eylemi nedeniyle ek savunma hakkı hatırlatılarak TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanık hakkında mahkumiyete karar verilmesi gerekir.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi    2018/8075 E.  ,  2019/1860 K.
  • Kararın Tamamı İçin Tıklayın

3- Boşanma davasında delil olarak kullanılmak üzere gizlice fotoğraf çekmek suç değildir.

  • Sanığın, katılanın başka erkeklerle birlikte yürürken fotoğraflarını çekme eyleminin TCK’nın 134/1-2. cümlesinde düzenlenen özel hayata ait görüntüleri kaydetme suçunu oluşturduğu, ancak; bahse konu fotoğrafların sanığın oğlu ile katılan arasında görülen boşanma dosyasına delil olarak sunulması eyleminde, sanığın, oğlu ile gelini arasında görülen boşanma davasındaki katılanın oğluna karşı sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediği iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği anlaşılmakla, sanığın özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan beraatine karar verilmesi gerekir.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi         
    2015/81 E.  ,  2015/7817 K.
  • Kararın Tamamı İçin Tıklayın

2- Kişinin, kendisine veya aile birliğine yönelen işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suça ilişkin ses ve görüntüleri kaydetmesi suç mudur?

  • Kişiye bağlı ve onun kişisel gelişimiyle ilgili olan özel hayatın gizliliği hakkı, evlilikle tamamen ortadan kalkmaz.
    Tarafların evli olmaları ve aynı konutu paylaşmalarından dolayı birbirlerinin kişisel eşyalarına ve özel yaşam alanına giren hususlara kolayca ulaşabilme imkanına sahip bulunmaları, eşlerin hiçbir sınır olmaksızın birbirlerini sürekli gözetleyebileceği ve denetleyebileceği şeklinde yorumlanamaz.
    Ancak, kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığından da söz edilemez.
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi        
     2019/4369 E.  ,  2019/8633 K.
  • Kararın Tamamı İçin Tıklayın

3- Kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yapılan konuşmaların kayda alınarak delil olarak kullanılması hukuka uygundur.

  • Kanuni düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, kişilerin yalnızca hukuka ve yöntemine uygun biçimde kaydedilen ses ve görüntü kayıtlarının delil niteliği bulunmaktadır. Buna karşın bir kişinin yaptığı görüşmenin gizlice kaydedilmesi hukuka aykırı olduğundan, delil olarak değerlendirilmesi olanaklı değildir.
    Ancak Dairemizce benimsenen YCGK’nın 21.05.2013 tarih ve 2012/5 esas 2013/248 sayılı ve 13.12.2018 tarih ve 2017/5 esas, 2018/639 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi        
     2021/6097 E.  ,  2021/10635 K.
  • Kararın Tamamı İçin Tıklayın

4- Ses kayıtlarının başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde mi yoksa bir planlama dahilinde mi kayda alındığı tartışıldıktan sonra ses kaydının hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.

  • YCGK’nın 21/06/2011 tarih ve 2010/187 esas, 2011/131 sayılı kararındaki, “kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, katılan tarafından ibraz edilen ses kaydının sanıkların bilgisi ve rızası dışında yasal olmayan yollardan kaydedildiği gerekçesiyle, yasal delil olarak kabul edilmemiş ise de; kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı gibi ani gelişen durumlarda, karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur”
    Katılanın, suç tarihinden yaklaşık bir yıl sonra sanık dışında başka kişilerle yaptığı konuşmada suça konu olaydan bahsederek dosyada mevcut tehdit içeren ses kaydını alması karşısında, ses kayıtlarını başka şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir hal içerisinde mi yoksa bir planlama dahilinde mi kayda aldığı tartışıldıktan sonra ses kaydının hukuka uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi         
    2015/25539 E.  ,  2020/916 K.
  • Kararın Tamamı İçin Tıklayın

5- Katılanın, sanıklarla arasındaki telefon görüşmelerini vaki tehdit ve hakaretlerin delili olarak bir daha elde etme imkanı bulanmadığından kaydedip yetkili makamlara sunması (meşru savunma) hukuka uygun olup, bu kayıtların delil değeri vardır.

  • Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.
  • Öğretide, ‘Meşru müdafaa olarak değerlendirilebilecek, örneğin hakaret, tehdit veya şantaj suçlarına muhatap olan ve o an konuşmaları kayıt altına alan mağdurun elde ettiği bu delil hukuka uygun sayılacaktır’ (Prof. Dr. Ersan Şen, Türk Hukuku’nda Telefon Dinleme, Gizli Soruşturmacı, X Muhbir, 2. Baskı, sf. 74), “… ‘kayıt altına alma’ gerçekleşen bir haksız saldırıya karşı, ‘kayıtları takip organlarına verme’ ise tekrarı muhakkak bir haksız saldırıya karşı yapılmaktadır. Yani her ikisi de meşrudur. Netice olarak, meşru savunma çerçevesinde hareket ettiğinden, üzerinde durulan sorunda mağdurun eyleminin haberleşmenin gizliliğini ihlal veya kişiler arasındaki konuşmaların kayda alınması ya da benzeri başka bir suça vücut vermediği gibi, yapmış olduğu kayıtların da hukuka uygun olarak ele geçirilmiş olduklarından pekala delil olarak değerlendirilebileceği söylenebilir.” (Yrd. Doç. Dr. Ali İhsan Erdağ, TBB Dergisi, 2011(92), sf. 54) şeklinde görüşler mevcuttur.
  • Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; ev sahibi olan katılanın, kiracısı olan ve onlardan alacaklı olduğunu belirttiği sanıklarla telefonda yaptığı görüşmelerini kaydederek elde ettiği (kendisine karşı işlendiğini iddia ettiği tehdit ve hakaret suçlarıyla ilgili olarak, bir daha elde edilme olanağı bulanmayan) kayıtları, yetkili makamlara sunmak amacıyla topladığının, dolayısıyla hukuka uygun olduklarının kabulü gerektiğinden, hukuka uygun bu kayıtların, tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek, sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği…
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi       2019/5283 E.  ,  2021/27483 K.
  • Kararın Tamamı İçin Tıklayın
  • Kişiler arasındaki konuşma kaydı suç mu?
  • Gizli ses kaydı cezası
  • TCK 133 nedir?
  • Hakaret ses kaydı delil olur mu?
  • İş yerinde gizli ses kaydı yasal mı?
  • Yargıtay ses kaydı kararı

Daha Fazla Bilgi İçin:

Bu içeriği sanalhukuk.org adresinde bulabilir, benzer kararlar ve hukukî değerlendirmeler için bizi takip edebilirsiniz.


SANAL HUKUK sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Sanal Hukuk – Footer
HTML Snippets Powered By : XYZScripts.com
Yukarı Çık